Sözlük

Her geçen gün büyüyen ve güncellenen TDE sözlüğü...

92406 kayıt bulundu.

Sırala
bıçak atmak
Anlamı:

1. bir hedefe bıçak fırlatmak

2. bıçaklamak

3. ameliyat etmek


bıçak bıçağa gelmek
Anlamı:

1. bıçakla birbirine saldıracak kadar zorlu kavga etmek


bıçak çekmek
Anlamı:

1. üzerindeki bıçağı birden eline alarak birine saplamaya hazırlanmak

Örnek:

1. Köy delikanlılarının bıçak çekmeye elleri bile değmedi.

1. Köy delikanlılarının bıçak çekmeye elleri bile değmedi.


bıçak gibi
Anlamı:

1. ince, keskin


bıçak gibi kesilmek
Anlamı:

1. söz, konuşma, sohbet birden bitmek, duruvermek

Örnek:

1. Bu tatlı sohbetin arasında kapı çalındı, lakırtıları bıçak gibi kesildi.

1. Bu tatlı sohbetin arasında kapı çalındı, lakırtıları bıçak gibi kesildi.


bıçak gibi kesmek
Anlamı:

1. çok keskin olmak

2. birdenbire ve tamamen ortadan kaldırmak


bıçak gibi saplanmak
Anlamı:

1. sancı, ağrı birden ve güçlü olarak gelmek


bıçak kemiğe dayanmak
Anlamı:

1. çekilen sıkıntı artık katlanılamayacak bir duruma gelmek

Örnek:

1. Bıçak kemiğe dayandı mı başkaldırır, canını sakınmaz, hakkını ister.

1. Bıçak kemiğe dayandı mı başkaldırır, canını sakınmaz, hakkını ister.


bıçak kınını kesmez
Anlamı:

1. kötüler yararlandıkları kimselere kötülük etmekten çekinirler


bıçak silmek
Anlamı:

1. bir işi bitirmek


bıçak sırtı
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bıçağın keskin olmayan ters yanı


bıçak suyu kesiyor
Anlamı:

1. `çok körleşmiş` anlamında kullanılan bir söz


bıçak vurmak
Anlamı:

1. bıçakla kesmek

2. bıçaklamak


bıçak yarası geçer (veya onulur), dil yarası geçmez (veya onulmaz)
Anlamı:

1. hakaret, ağır söz vb. gönül kırıcı davranışların hiçbir zaman unutulmayacağını anlatan bir söz


bıçak yemek
Anlamı:

1. bıçaklanmak


bıçakçı
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bıçak vb. kesici araçlar yapan veya satan kimse


bıçakçılık
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bıçakçının yaptığı iş, çakıcılık


bıçaklama
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bıçaklamak işi

Örnek:

1. Arkadaşların birbirini sırtından bıçaklaması doğru değil. Bunu ancak düşmanlar yapabilir.

1. Arkadaşların birbirini sırtından bıçaklaması doğru değil. Bunu ancak düşmanlar yapabilir.


bıçaklamak fiil
Anlamı:

1. -i , -i , -i , -i , Bıçakla kesmek

2. Bıçakla yaralamak


bıçaklanış
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bıçaklanma işi


bıçaklanma
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bıçaklanmak işi


bıçaklanmak fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Bıçaklama işine konu olmak


bıçaklatma
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bıçaklatmak işi


bıçaklatmak fiil
Anlamı:

1. -i , -i , -i , -i , Bıçakla saldırıyı tahrik etmek, bıçakla saldırtmak ve yaralatmak


bıçaklayabilme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bıçaklayabilmek işi